sana dair bir şeylerden bu çiçeğim. bulutlarımı üzerine alabilirsin, sorun yok. bir yatakta sana bahşettiğim sırrı sakla ama uyurken. bulaşmasın hiçbir rüyana. çünkü bu rengin acı bir tonu var. bir sırrı, incisini saklayan istiridye gibi saklayacağını bilmenin huzurunu aldım ben üzerime. sorun yok. üşümek yok çiçeğim artık üşümek yok. bu dünyanın çağları hep kıymık gibi batmıştır ya insanların vicdanına. sen de benim öyle bir şeylere kırgın kırgın bakmama kızma. olur bazen öyle şeyler. çocuklar gülümsemelerini parklarda bırakır bazen. anneler dualarını seccadelerde. babalar kırk yılda bir kere gelen şefkatlerini ceplerinde. öyle işte çiçeğim sen anlıyorsun aslında beni. gülümse. gülümsemene dair bir şeylerden bu çiçeğim. anlatacaklarımın olmasıyla ağlanacaklarımın olması arasında. ağlayacaklarımın, ağlatacaklarımın olması arasında. bir yerlerde sıkışıp kalmış içimi al da örülü saçlarınla bir ninni çığır ona. yorgunluğunu alır biraz uyku ve alsın. buralarda biraz karmakarışıklaşıyorsa...
Bu Blogda Ara
Can Düdükcü
“biz ellerimizi ayırdığımızda dünyanın çapraz bağları kopardı.”